Atölye Çalışması

Yöneten:
Beliz Kudat
Yeşim Cimcoz

Buluşma Tarihleri:
Ekim 2016 itibariyle her ayın son Cuma günü

Buluşma Saati:
10:00 - 16:00

Buluşma Yeri:
Her ay belirlenen bir mekanda, sonra İstanbul sokaklarında, insanlarında, ruhunda.

devamı...

Eskiyi Arayanlar İçin

Eski İstanbulu Yazıyorum çalışmalarının gittiğine üzülenler, keşke eskisi gibi kalsaydı diyenler, sadece amatör kalmayı isteyen, sadece içinden geldiği gibi yazmak isteyenler... sizi unutmadık! Biz ayrıca hala yılda en az iki defa İstanbul'un bir semtine gideceğiz. Hatta bazılarınızın çok istediği gibi bir hafta sonu gezisi bile düşünüyoruz. Bu gezilerimiz tam eski İstanbul'u Yazıyorum tadında olacak. Tek şartımız yazmanız. Katılım yine ücretsiz olacak, yeme içme sizden olacak. Yazılarınız yine yayınlanacak, yine beraber yazıp okuyacağız. Sadece yılda iki defa olacak. :) Buradan tarihler hakkında duyuruları takip etmeyi ihmal etmeyin.

Anasayfa 2010-2016 Dönemleri
  • Son Haberler   ( 2 Öğeler )
    Joomla! Takımından Son Haberler
  • Proje   ( 2 Öğeler )
    Joomla! hakkında genel bilgiler
  • Genel   ( 8 Öğeler )
    Joomla! İYS hakkında genel sorular
  • Kuzguncuk   ( 17 Öğeler )
  • Kuzguncuk   ( 1 Makale )
  • Funda Tarakçıoğlu Resim Atölyesine Ziyaret   ( 4 Öğeler )
  • Room and Board   ( 1 Makale )
  • Ayasofya   ( 8 Öğeler )

    Efsane Nedir:

    Bir hayal ürünüdür ve içinde doğal bir fenomeni, ya da bir kültürde oluşan bazı olguları açıklar. Efsanelerde doğa üstü olaylar ve doğa üstü varlıklar mevcuttur. Efsanelerde kahramanlar olabilir, tanrılar olabilir veya doğa üstü yetenekleri olan insanlar olabilir. Efsaneler doğada oluşan birşeye açıklama getirebilir.Şimdi birlikte bir efsaneye bakalım.

    Toprak Ana ve Oğlu

    Uzun yıllar önce, Toprak Ana tek başına yaşarken yalnızdı. O kadar yalnızdı ki kendine bir aile kurmaya karar verdi. Bir buz tabakasının altında uykuya daldı ve uyandığında güzeller güzeli bir erkek çocuğunun annesi olduğunu fark etti.

    Tüm küçük çocuklar gibi bu küçük oğlan başta ele avuca sığıyordu. Uzun süreler uyur, nadiren yerdi ve Toprak Ana onu sırtında çimlerden ve çubuklardan ördüğü bir askıda taşırdı.

    Bebek yorulduğunda Toprak Ana ona şarkı söylerdi. "Ah benim miniğim, küçük bebeğim, yıldızlar senin dayıların ve teyzelerin. Onlar seni gözler ve sana tatlı rüyalar gönderirler. Rüyalar şeker kamışları gibi, arılardan bal gibi tatlıdır” derdi ve oğlan sorunsuz uyurdu.

    Ancak oğlan büyüdükçe ve ayaklandıkça zaman zaman başını belaya sokardı. Bazı şeyleri fırlatır, su birikintilerinde sıçrardı. Herşeyi ağızına sokar ve sonra da her yere tükürürdü. Sonra güler güler kendini ve muzurluğunu çok komik bulurdu.

    Annesi ona dünyanın tüm dillerinde kızardı. “küçük oğlum, kleine mann, toto, mi nino, napıyorsun?”

    Çoğu çocuk gibi o da genelde üzgün olurdu ve iyi olmaya çabalardı. Ancak zaman zaman içindeki muzurluk taşar, ellerine ayaklarına ağızına akardı o o yine herşeyi bozmuş olurdu. O yüzdendir ki Toprak Ana ona El Nino adını koymuştur. El Nino küçük çocuk demektir. El nino dört ila 10 yılda bir kış aylarında gelir. Sert rüzgarların estiği aylarda gelir. Pasifik Okyanusundaki sıcak suları sıkıştırır ve sıcak buhar oluşur. Rüzgarlar durulduğunda da başka yerde yıkıma gider.

    Bu hikaye ile El Nino efsaneleştirilmiştir.İnsanoğlu ay, güneş, yıldızlar ve gökkuşakları gibi doğal olaylara bilimsel açıklama getirmeden önce onları açıklamak için efsaneler yazmıştır. Hikayeleri ile bu olayları anlamlaştırmaya çalışmışlardır.

    Önce AyaSofya’ya ilişkin bir bilgiyi seçin. Facebook sayfamızda verdiğimiz bağlantıları izleyerek gerçekten ilginizi çeken bir konu seçin. Mesela bu konu ‘yer altı suları’ olabilir, ‘terleyen taş’ ki bazen ona ‘ağlayan taş’ deniyor..olabilir. Kubbedeki melek tasvirleri olabilir. Önemli olan sizin için ilginç olmasıdır.
    Linkler:

    http://www.fwmail.net/tarih/ayasofyanin-gizemleri/
    http://www.ayasofya.org/
    http://insanveevren.wordpress.com/2011/05/01/gizemleri-ve-efsaneleriyle-ayasofya/
    Mimarisi: http://odogan.com/havadan-sudan/ayasofya-tarihi-ayasofya-mimari-ozellikleri.html
    http://www.3dmekanlar.com/tr/ayasofya.html

    Onu inceleyin. Bir konuda yazmak zor geliyorsa, bir ihtimal o konu ile ilgili yeterince bilgiye sahip değilizdir. Bu yüzden konunuzu irdeleyin. Mesela ben ‘ağlayan taşı’ seçtiysem onu irdelerim. Bunu yapmak için, internette daha fazla bilgi toplarım, saatimi 6 dakikaya kurup o süre boyunca aklıma gelen herşeyi kağıda anlatırım. Sonra o yazdıklarımı inceler içinde bir yön yaratmaya çalışırım. Eski efsaneleri doğayı ve çevreyi iyi bilen şairler ve masalcılar yazmıştır.

    Gerçekleri kaydedin. Okuduğunuz, izlediğini herşey üzerine de notlar tutun. Sonra Ayasofya’ya gittiğinizde bu notlarınıza kokuları, görselleri, tatları ve sesleri ekleyin. Resim çekin, çizin.

    Kelimelerle anlatın
    Kümeleme ve beyin haritaları çalışmaları ile zihninizde oluşan kelimeleri, görüntüleri içinizde yaşadığınız hisleri kaydedin. Mesela ağlayan taş dediğimde zihnimde çocukken Ankara’da bir radyo vardı o canlandı. O radyo’nun içinde konuşan birileri olduğuna inanırdım. Belki ağlayan taşın içinde aslında oradan kurtulmayı bekleyen bir ruh yaşıyordur...gelenlere ağlıyor kurtulmak istiyordur. Ama gelen herkes ise kendi derdini oraya aktarıyordur.

    Şimdi kendinize...Ya...olsaydı? diye sorun.
    Zihninizde oluşmaya başlayan o görüntüyü takip edin. Sizi biryerlere götürmesine izin verin. Peki...böyle birşey olsaydı o anda ne olurdu? Diye kendinize sorular sorun. Ve o ‘ya olsaydı’ düşüncesinden ya seçtiğiniz nesne veya fenomen için yeni bir efsane yaratın ya da bugüne bağlayıp bugün yaşanan bir olayı o efsaneye bağlayarak anlatın. Burada ‘uçuk’ olma hakkınızı kullanın.

    Ağlayan Taş örneğinden yola çıkalım. Ya aslında yıllar önce ceza olarak o yeraltı su kanallarına hapsedilmiş bir kadın vardıysa. Bu kadın aslında büyücü olduğu için oraya hapsedilmişse ve hiç oradan çıkamamış, orada ölmüş ve asırlardır ağlayarak çıkmaya çalışıyorsa. Buradan yola çıkarak çok şey yazabilirim.

    Burada önemli olan sizin ‘iyi’ yazmanız, ‘doğru’ yazmanız değildir. Burada önemli olan, efsanenin keyfini çıkartmanız, İstanbul’a ve o mekana ait kokuları, dokuları, sesleri yaşamanın ötesine gidip onları yazınızda yaşatmanız, ziyaret ettiğiniz bu yerde size ait bir hikaye yaratmanızdır. Yazıya ve kendinize güvenmelisiniz. Unutmayın ki bizler ‘doğru’ ve ‘yanlış’ olarak gördüklerimizle kendi yaratıcılığımızı kısıyoruz.

    Geçtiğimiz bir buçuk senede çok yazı çıktı sizlerden. Yazarak akışınızı arttırdınız, rahat yazıyorsunuz, kaygısız yazabiliyorsunuz. Şimdi kaygı olmadan, daha ‘profesyonel’, bir kaç ‘edit’ aşamasından geçmiş, düzeltmelerle geliştirilmiş ve bir odak noktası olan yazılar çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yolculuğumuz ziyaret edeceğimiz mekandan önce başladı...o mekanda pekişiyor...ve sonrasında iyice pişiyor. Sizler için açacağım bir forum sayfasında yazılarınızı birbirinizle paylaşabileceksiniz. Bu şifreli bir sayfa olacak ve sadece katılımcılar birbirleri ile yazışabilecekler. Birbirimize destek olacak, yazıların düzeltilmesinde hep birlikte çalışacağız. Son ürünleri de www.istanbuluyaziyorum.com sayfasına koyacağız.

    KATILIM BİLGİLERİ
    Bu bir Yazı Çalışmasıdır. Çalışmalar ücretli olacaktır. Kişi başına 50TL’yi o gün gelmeden önce aşağıdaki banka hesabına yatırmanızı rica ediyorum. Bu ücret sizin yazınız hakkında alacağınız yorumları, yönlendirmeleri ve desteği bir anlamda da eğitimi kapsıyor. Herkesin yazısına yorum yazacağım, düzeltmelerde yardımcı olacağım ve yol göstereceğim. O gün gezerken içecekleriniz ve yiyecekleriniz tamamen size ait olacaktır. Sadece yazı çalışmasına katılacak kişilerin gelmesini rica ediyorum. Yazmayacak olup, sadece gezmek için gelmemenizi rica ediyorum.

    1 Kasım Salı 2011'de buluşuyoruz.

    Saat 10’da Ayasofya’ya önünde buluşuyoruz.
    10:30 – 11:30 arası Ayasofya’yı geziyoruz.
    11:30 – 12:30 arası toplanıp notlarımızı karşılaştırıyor, sohbet ediyor, düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Çay kahve içmek, birşeyler yemek isteyenler bu aşamada yiyebilirler.
    12:30 – 13:30 yazıyoruz. Burada ve bu aşamada ne yazdığınızdan ziyade yazmaya başlamanız önemli. Herkes yazıyor.
    13:30 – 14:30 yazdıklarımızı paylaşıyoruz ve birbirimizden yazının gelişmesi ve gidişatı üzerine fikir alıyoruz. Sonra herkes evine dönüyor ve yazılarını tamamlıyor.

    Yazıların tamamlanması, düzeltilip yeniden yazılması ve son haline gelmesi için 2 ay süreniz olacaktır.

    Banka Bilgisi:

    Hamra Yeşim Cimcoz
    T.GARANTİ BANKASI A.S. MODA ŞUBESİ
    IBAN: TR96 0006 2000 7080 0006 6059 06

     

  • Aralık 2011   ( 5 Öğeler )
  • Aralık 2011   ( 1 Makale )
  • Genel Bilgiler   ( 1 Makale )
  • Cihangir   ( 7 Öğeler )
  • Yeldeğirmeni   ( 5 Öğeler )
  • Ayasofya   ( 2 Öğeler )
  • Sıcak Haber   ( 5 Öğeler )
  • İYS   ( 5 Öğeler )
    Joomla! alt yapısı ile ilgili bilgi
  • Geçerli Kullanıcılar   ( 5 Öğeler )
    Kullanıcıların Joomla! 1.5 sürümüne geçişi ile ilgili sorular
  • Cihangir   ( 17 Öğeler )

    ŞUBAT 2010'da Cihangir'deydik...

  • Çengelköy   ( 2 Öğeler )
  • Day One 12th May Saturday   ( 1 Makale )

     

    Click Here to read an overview of our day
    Click 'Day One' above to see more articles

    09:00 – 11:00 Breakfast at Alaylı Cafe next to residence - introductory workshop
    11:00 – 13:00 Walk through Beyoğlu to Taksim and down to Cihangir and Galata
    13:00 – 14:00 Lunch in Cihangir
    14:00 – 16:00 Walk to Çukurcuma down to Galata and the Galata Tower
    16:30 – 18:00 Back to residence - sharing or resting up to your discretion
    18:00 – 19:00 Walk across Galata Bridge to Sirkeci and the Hodja Pasa Cultural Center
    19:30 – 20:30 Whirling Dervishes show

    Dinner is not included in the days events. If you wish you can pick up something on the way back to the residence and eat there during the rest time or we can take you to a place where you could eat fish after the show. You can decide according to how energetic you feel or your mealtime preferences.

    LINKS:
    Taksim: http://www.greatistanbul.com/taksim.htm
    Beyoğlu: http://www.greatistanbul.com/taksim.htm#beyoglu
    Cihangir: http://www.theguideistanbul.com/articles/istanbul101/neighbourhoods/cihangir-cukurcuma-the-land-of-antiques-and-hipsters-174.html
    Galata: http://www.greatistanbul.com/galata.htm
    Galata Tower: http://www.greatistanbul.com/galata_tower.htm
    Whirling Dervishes:http://www.hodjapasha.com/Default.aspx?lang=tr

     

  • Galatasaray Hamamı   ( 6 Öğeler )

    Hamam ziyaretimizde farklı türden yazılar yazabiliriz. Gezi yazısı, tarihi bir mekanı anlatan bilgi veren bir yazı, deneme yazısı, kişisel bir anlatım...herşey olabilir. Burada size bu tür yazıların yazılmasına ilişkin bazı genel bilgiler vermek istiyorum. Bunları inceleyerek yazmak istediğiniz yazıyı bulabilirsiniz.

    KATILIM BİLGİLERİ
    Bu bir Yazı Çalışmasıdır. Çalışmalar ücretli olacaktır. Kişi başına 50TL’yi o gün gelmeden önce aşağıdaki banka hesabına yatırmanızı rica ediyorum. Bu ücret sizin yazınız hakkında alacağınız yorumları, yönlendirmeleri ve desteği bir anlamda da eğitimi kapsıyor. Herkesin yazısına yorum yazacağım, düzeltmelerde yardımcı olacağım ve yol göstereceğim. O gün hamam giriş ücretiniz, içecekleriniz ve yiyecekleriniz tamamen size ait olacaktır. Sadece yazı çalışmasına katılacak kişilerin gelmesini rica ediyorum. Yazmayacak olup, sadece gezmek için gelmemenizi rica ediyorum.

    17 Ocak Salı 2011'de buluşuyoruz.

    Saat 10’da Turnacıbaşı sokağının başında İstiklal caddesinde buluşuyoruz.
    10:30 – 11:15 arası birlikte bir yerde oturup yazacaklarımızı konuşuyoruz
    11:15 – 12:30 arası Hamamdayız!
    12:30 – 14:00 Yemek. Birlikte karar vereceğimiz bir yerde oturup yemek yiyor...yazacaklarımızı konuşuyoruz.Fikirlerimizi paylaşıyoruz. Genel olarak yazılara yön vermek adına konuşuluyor.
    Sonra herkes evine dönüyor ve yazılarını tamamlıyor.

    Yazıların tamamlanması, düzeltilip yeniden yazılması ve son haline gelmesi için 2 ay süreniz olacaktır. İlk taslaklar en geç 17 Şubat Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine gönderilmeli veya www.yazarlikkursu.com sitesindeki foruma eklenmelidir.

    Banka Bilgisi:

    Hamra Yeşim Cimcoz
    T.GARANTİ BANKASI A.S. MODA ŞUBESİ
    IBAN: TR96 0006 2000 7080 0006 6059 06

    Araştırma Yaparken

    Yazınıza başlamadan önce araştırma yapmak isteyebilirsiniz. Araştırma güzel olabilir, sizi 'havaya sokabilir' ama aynı zamanda da içinde boğulma tehlikesi olabilir. O yüzden araştırmalarınızı yaparken...yazıları okuyun, mekanı gezerken nasıl dikkatinizi çeken şeyleri not ediyorsunuz...okurken de notlar alın ama daha çok aralarda sizi çeken bir konu yakalarsanız araştırmanızı o yönde götürün. Aşağıda bir çalışmanın örneğini araştırmadan başlayarak takip edebilirsiniz..

    TARİHİ GALATASARAY HAMAMI

    Galatasaray Hamamı, Galatasaray Külliyesi içinde yer alıp, Sultan II. Beyazıt tarafından 1481 yılında külliye ile beraber inşa ettirilmiştir.

    Galatasaray Hamamı'nın yapımı gizemli bir hikayeye dayanır. Sultan Beyazıt o zamanlar şu anki Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Hamamı'nın yer aldığı arsada gezinirken bir kulübe gözüne çarpar. Bu kulübe zamanın sayılan zatlarından olan Gül Baba'ya aittir, Sultan Beyazıt bu zat ile tanışıp 'Gül Baba bir dileğiniz var mıdır?' diye buyurur ve Gül Baba da cevaben bu arsaya yüzyıllara hükmedecek içinde büyük bir mektep ve büyük kubbeli hamam bulanacak bir külliye yapılmasını ister. Sultan Beyazıt bu dileği aynen kabul ederek 1481 yılında külliyeyi inşa ettirir. Yüzyıllara hitap eden Galatasaray Hamamı, birçok paşaya, kadıya, sadrazama ve padişaha hizmet etmiştir. Gül Baba'nın yatırı halen külliye içindedir ve Galatasaray Hamamı Gül Baba'nın aynen istediği gibi yüzyıllara hükmetmektedir.

    Gül Baba

    Gül Baba (asıl adı Cafer; ö. 01.09 1541) bir Bektaşi Babası, derviş ve şair olmaktadır. Doğum yeri Amasya'nın Merzifon ilçesidir.

    Osmanlı Kanuni Sultan Süleyman etkileyen ve avrupa taaruzlara katılan bir önemli Bektaşi Babası olmaktadır. Hayat yolu Evliya Çelebi tarafından yazılı kaynaklara geçirildi. Gül Baba'nın Budapeşte’de türbesi ve heykeli bulunuyor. Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış. Şir okunca ve savaşlarda başının üstünde bir gül taşıdığı için Gül Baba diye anıldığı rivayeti nesilden nesile iletilir.

    1481' de II. Bayezid döneminde Galata' nın üstleri, Perşembe Pazarı' nın Voyvoda Konağı' nın yukarılarına düşen bölge, sık ağaçlarla kaplı ve avlanmaya müsait bir bölgedir. Sultan II. Bayezid mevsim kış olmasına rağmen bu bölgede avlanırken, bir av dönüşünde, günlerini, yetiştirdiği gül fidanları arasında ibadetle geçiren Gül Baba' ya rastlar. Gül Baba' nın kendisine sarı ve kırmızı güller sunmasından memnun olan Sultan, kendisinden dileğini sorar. Adını yetiştirdiği güllerden alan Gül Baba, bahçesinin ilerisindeki tepeyi göstererek, "Bu tepeye, mekteb-i irfan tesis ile, orada okuyup yazanları hizmet-i hümayununda istihdam eyle, vakti gelince devletine lazım olur" der. Sonuçta devlete görevli yetiştirmek amacını güden Galata Sarayı kurulmuş olur.[1]

    Sayısız savaşa katıldıktan sonra, 1526 yıllında Kanuni’nin daveti üzerine Gül Baba Budin seferine katılıyor 1531 yılında Budine gelmis ve 10 yil burada yasamistir. 1 Eylül 1541 yilinda Vefät etmistir .2 Eylül tarihinde 200 bin kişinin cenaze namazina katildigi bilgileri Evliya Çelebi'den sözlü gelenekden yazılı kaynaklara dökülür.Yalniz Türkler tarafindan degil ayni zaman Macarlar tarafindanda cok sevilen va Halen Macaristanda Gül Baba adiyla yasatilan efsanevi bir kisiliktir Ayni isimle bir macar filmide mevcuttur.Evliya Çelebi, elinde büyük bir tahta kılıçla savaşlara katılan Gül Baba'ya bu lâkabın verilmesine, daima bir gül taşımasının sebep olduğunu da belirtmiştir.

    Gülbaba Budapeştenin bir yüksek tepeye gömülür ve tepeye "Gültepe" adı verilir((Macarca. Rózsadomb) . Türbesinin yanına yaptırılan Gülbaba Bektaşi Tekkesi, 1686 yılında yıkıldı. Bir diğer kaynağa göre Gül Baba' nın iki mezarı daha vardır. Bunlardan bir tanesi, Galatasaray Lisesi' nin arka bahçesindedir ve sembol mezardır. Asıl mezar ise Boğazkesen' den Tophane' ye inen yolun sağında bulunan Gülbaba sokağındaki caminin avlusundadır. Mezar I. Abdülhamit zamanında onarılmış ve başına kitabeli bir taş dikilmiştir.[2]

    Ordu sefere çıktığında, Osmanlı Yeniçeriler döneminde, askerlerin ruhlarını güçlendirmek için dervişler, saz ozanları de sefere katılıyor, mola zamanlarında dualar okunuyor, destanlar söyleniyordu. Dervişler, saz ozanları gerektiğinde silâhlanıp savaşa da katılıyorlardı. Gül Baba, savaşlara katılan dervişlerden biriydi. Hacı Bektaş Veli Yeniçeriler için pir olatak kabul ediliyor ve dolaysıyla Yeniçeriler Bektaşi dervişlerine derin şekilde saygı gösteriyorlardı. (kaynak: Wikipedia)

    Hamam Kültürü

     

    Hamam (Arapça حمّام, hammâm), özel bir düzenle ısıtılarak, sıcak ve soğuk suyu bulunan ve üzeri kubbeli yapıdır.

    Hamamın tarihi Romalılar’a kadar uzanır. Vezüv yanardağının patlamasından sonra küller altında kalan Pompei şehrinde yapılan kazılar, Romalılar’ın kullandıkları hamamları ortaya çıkarmıştır. Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır. Romalılarda sınıf farkı olduğu için, hamamlarda kölelerle asillerin giriş kapıları ve yıkandıkları yerler ayrılmıştı. Roma hamamlarında ayrıca buhar banyosu yeri, soğuk ve sıcak su havuzları da vardı.

    Türkler’in İslamiyeti kabul etmeleri ve temizliğe ait hükümleri uygulamaları neticesinde, İstanbul’un fethinden sonra burada ve Osmanlı Devleti’nin dört bir yanında binlerce hamam yaptılar. On yedinci yüzyılda, sadece İstanbul’da 168 büyük çarşı hamamı vardı.

    Bulgaristan’da 17. yüzyıldan kalma eski Türk hamamıTürk hamamları başlıca üç kısma ayrılır:

    Soyunma yerleri
    Yıkanma yerleri:
    Soğukluk,
    Hamam;
    Isıtma yeri (Külhan)

    Soyunma yerleri
    Geniş bir sofa ve çevresinde bölmeli sekiler bulunur. Yıkanan kimseler, bu sekilerde uzanıp dinlenirler.

    Yıkanma yerleri
    Soğukluktan geçilerek girilen hamam kısmına denir. Burası da bazı bölümlere ayrılır: Kurna başı denilen herkesin teker teker yıkandığı yer, halvet adı verilen kapalı ve yalnız başına yıkanma hücreleri. Bir de üzerine uzanıp ter dökülen göbek taşı bulunur. Burası, hamamın mermer kaplı zemininden daha yüksek yapılmış ve çeşitli geometrik şekillerde olabilen yerdir.

    Isıtma yeri – Külhan
    Hamamın altında olup burada ateş yanar. Ateşten yükselen alev ve duman, mermer zeminin altındaki özel yollardan, duvar içlerinden geçer, tüteklik adı verilen bacadan çıkar.

    Külhandaki ocağın üzerinde sıcak su kazanı, onun da üzerinde soğuk su deposu bulunur. Ocağın dip kısmındaki birkaç kanal, hamamın yıkanma yerinin ortasındaki göbek taşının altına kadar uzanır. Ocakta yanan odunların tesirli alev ve dumanları, bu kanallardan göbek taşının altına gider. Bu taşın altındaki karanlık yer çok ısındığından buraya cehennem denir.

    Çarşı hamamları, haftanın belli günlerinde kadınlara, başka günlerde erkeklere açıktır. Çifte hamam olanlar ise birbirine bitişik iki hamam olup, biri kadınlara, diğeri erkeklere ayrılmıştır. Bu hamamlar hergün açıktır.

    İstanbul’un hamamları bütün dünyaca tanınmıştır. Eski oluşu bakımından Bayezit, Çemberlitaş, Hoca Paşa, Fındıklı hamamları, Fatih’te Mehmedağa hamamı vs. vardır. Ayrıca zamanla tahribata dayanamayıp yıkılmış hamamlar da bulunuyordu. Hele meşhur konak hamamlarından hemen hiçbiri bugün kalmamıştır. Yalnız Saray hamamları (Topkapı ve Dolmabahçe), ayrı devirlerin mimarlık abidelerine örnek olarak, bugün İstanbul’u süslemektedir. Bunlardan başka, Bursa’nın tabii sıcak ve kükürtlü sularıyla meşhur kaplıca hamamları, Gönen kaplıca hamamları ve Türkiye’nin dörtbir yanında serpiştirilmiş kaplıca ve normal hamamlar da vardır.

    Türk hamamlarının bir değişik tarafı da, buhar banyosu esasına dayanan Fin hamamı oluşlarıdır. Bugün dünya spor aleminde, çabuk terleyerek, çok kilo vermek için bu hamamlardan faydalanılmaktadır. Bu bakımdan Türk hamamlarından bütün sporcular istifade ederler.

    Hamamların sağlık bakımından faydaları
    Hamamlar, uzun müddet kalmamak şartıyla, sıcak su ve sabunla yapılacak vücut temizliği için iyi bir yıkanma ve temizlenme yerleridir. Hamamda terleyen vücudun, bir bez veya süngerle ovularak yıkanması, vücutta kan dolaşımını kolaylaştırarak insana rahatlık verir.

    Hamamlarda yıkananların adabı muaşeret kaidelerine uyması gerekir. Hamamda fazla kalmak, sıcaktan soğuğa, soğuktan sıcağa zaman zaman çıkmak da vücuda zararlı olabilir. Sağlık sorunlari olan kişilerin çok sıcak suda yıkanmaları tehlikelidir.

    Türk Hamamının tarihine bakıldığında,

    • Fatih Sultan Mehmet 19 adet “çarşı hamamı” yaptırmış.

    • Evliya Çelebi 17. yy’da İstanbul’da 168 adet çarşı hamamı olduğunu kaydediyor.

    • İstanbul’da değişik tarihlerde 237 adet hamamın olduğunu belirtiliyor.

    • 16. yy’da yaşamış Sadrazamlardan Rüstem Paşa 32 adet hamam yaptırmış.

    • Mimar Sinan 20 adet civarında çarşı ve konak hamamı yapmış. İstanbul’da Sinan’ın yaptığı 6 hamamda bugün hala yıkanma şansımız var. Fatih Çinili Hamam ve Çemberlitaş Hamamı bunların arasında yer alıyor
    (kaynak: http://www.erguvanim.net/blog/hamam-kulturu/)

    Bir Gezi Yazısı Nasıl Yazılır - Martin Li

    Gezi yazıları kısmen rapor, kısmen günlük ve kısmen de bilgi veren rehber yazılardır. Gezi yazıları yazarken yazar bir çok teknik ve stil kullanır ancak en iyi gezi yazılarının bazı ortak özellikleri vardır:

    1) Temiz, net bir stili vardır. Zorlaması, diretmesi yoktur. Anlatmak ve vermek istediğini bilen bir yazarın net, güçlü bir anlatımı vardır.

    2) Zeka, espiri kabiliyeti ve stil gibi yazarın kişiliğinin de içinde hissedildiği, onunla farklılaşan bir yazıdır.

    3) Yazarın kişisel deneyimi vardır, başkalarının deneyimleri ve sözleri yer alır ve bunlarla yazı hayat bulur.

    4) Canlı anlatım vardır - mümkün olduğunca çok duyuya hitap edere, sadece kelimelerin gücüyle okura o mekanı yaşatır.

    5) İmla kuralları ve cümle yapılarına dikkat edilmiştir.

    6) Okurun kullanabileceği, pratik, doğru bilgilerle dolu bir makaledir.

    Yazınızı taze tutun - okura yenilik getirin -sizin bakış açınızdan yazarsanız yazdığınız yeni bir bakış açısı olacaktır, yazı taze ve yeni olacaktır. Gittiğiniz yerde sıradışı birşeyleri yakalarsanız onu yazın. Bu yazı kurgu olmasa da yaratıcı olmalı. En güzel dilinizi kullanarak yazın, metafor kullanın

    Kişiliğinizi katın - Kendi deneyiminizden yola çıkarak yazın. Denediğiniz birşey varsa onu anlatın. Sizi heyecanlandıran neydi? Onu yazın ve hissettirin.

    Sizin yazdığınızı diğer gezi yazılarından ayırd edecek olan kişisel bakış açınız olacaktır. Unutmayın ki burayı başkaları daha önce yazdı. Siz kendi bakış açınızın dışında hissetiklerinizi ve heyecanınızı yazarsanız o zaman farklı olacaktır.

    Espiri katın - Gezi yazıları hafif, canlı ve eğlenceli olmalı. Tanıdık olan bir ortamı bırakıp bilinmedik bir yere gitmek eğlenceli, komik olaylarla karşılaşmak demektir. Okuru güldürmekten çekinmeyin. Yanlış giden olaylar en çok güldüğümüz olaylardır...onları mutlaka dahil edin.

    Şaşırtın - Okuru şaşırtın. Sıradışı birşey yazın...sadece o mekanda bulunmuş olan birinin yazacağı birşey yazın. Bunu yapabilmek için mekana gittiğinizde farklı birşey deneyin, insanlarla sohbet edin.

    Dengeli Olun - Gezi yazılar bir karışım olmalıdır. Kişisel izlenimleriniz, tasvirleriniz ile pratik kullanılabilir bilgiler harmanlanmalıdır. Bu dengeyi okur kitlesine göre ayarlayabilirsiniz ama genelde yazının üçte birinde bilgi aktarıyor olmanız iyi olur.

    Okurunuzun yerine koyun kendinizi - Okurun ne istediğini çok net biliyor olmalısınız...en azından sağlam bir tahmininiz olmalı. Burayı ziyaret edecek kişilerin merak ettiklerini, yaşamak isteyeceklerini okumaktan hoşlandıklarını tahmin edin.

    Büyük Tablo: Okurunuz bu yazıya neden başlamalı? Bitirdiğinde ne hissetmeli? Okuması keyifli olan gezi yazılaırnın genelde bir teması olur. Yazınızın içinde bir ana konu bulup onun üzerine yazarsanız daha güçlü yazılarınız olacaktır.

    Martin Li Londrada yaşayan bir gezi yazarı ve fotoğrafçıdır.
    Çeviri: Yesim Cimcoz


    Burada önemli olan sizin ‘iyi’ yazmanız, ‘doğru’ yazmanız değildir. Burada önemli olan, hamamın keyfini çıkartmanız, İstanbul’a ve o mekana ait kokuları, dokuları, sesleri yaşamanın ötesine gidip onları yazınızda yaşatmanız, ziyaret ettiğiniz bu yerde size ait bir yazı yaratmanızdır. Yazıya ve kendinize güvenmelisiniz. Unutmayın ki bizler ‘doğru’ ve ‘yanlış’ olarak gördüklerimizle kendi yaratıcılığımızı kısıyoruz.

    Geçtiğimiz bir buçuk senede çok yazı çıktı sizlerden. Yazarak akışınızı arttırdınız, rahat yazıyorsunuz, kaygısız yazabiliyorsunuz. Şimdi kaygı olmadan, daha ‘profesyonel’, bir kaç ‘edit’ aşamasından geçmiş, düzeltmelerle geliştirilmiş ve bir odak noktası olan yazılar çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yolculuğumuz ziyaret edeceğimiz mekandan önce başladı...o mekanda pekişiyor...ve sonrasında iyice pişiyor. Sizler için açacağım bir forum sayfasında yazılarınızı birbirinizle paylaşabileceksiniz. Bu şifreli bir sayfa olacak ve sadece katılımcılar birbirleri ile yazışabilecekler. Birbirimize destek olacak, yazıların düzeltilmesinde hep birlikte çalışacağız. Son ürünleri de www.istanbuluyaziyorum.com sayfasına koyacağız.

  • Samatya   ( 9 Öğeler )
  • Kuzguncuk   ( 10 Öğeler )
  • Aşiyan   ( 1 Makale )
  • Yeni Kullanıcı   ( 3 Öğeler )
    Yeni Joomla! kullanıcıları için sorular
  • Topluluk   ( 2 Öğeler )
    Milyonlarca Joomla! kullanıcısı ve web sitesi hakkında
  • Day Two 13th May Sunday   ( 2 Öğeler )

    Click here to read an overview of our second day

    09:00 – 10:00  Breakfast at the residence and small writing workshop
    10:00 – 10:45 Go to Hagia Sofia Museum
    10:45 – 11:45 Visit Museum
    11:45 – 12:45 Visit the underground Cistern and if there is time the Mosaics Museum
    13:00 – 14:00 Lunch at a restaurant in the area, Turkish specialties everyone can eat.
    14:00 – 16:00 Writing and Sharing at the Writer's Cafe in the area. Jale Sancak, a well published Turkish writer who runs workshops, seminars and other activities in the area will be visiting us and you can share your experiences with her and listen to her Istanbul. Topkapı Palace is just a hop skip and a jump away. Anyone who would prefer to visit the palace is free to do so until 4 p.m. when it shuts down for the day.
    16:30 – 18:00 Carpet Shop visit. Oktay Başpınar is Sheila's friend. He will welcome us to one of his shops in the area to experience the Turkish Carpet... If you don't want to join us, one of us can be your guide back to the residence or you can wander around the area some more. 
    18:00 – 19:00 Back to the residence. You are free to eat on the way or take something back to your hotel. 
    19:30 - 20:30 Galatasary Hamam (Bath House). This is optional.

    LINKS
    Sultanahmet area: http://www.turkeytravelplanner.com/go/Istanbul/Sights/Sultanahmet/
    Hagia Sophia: http://www.hagiasophia.com/
    Underground Cistern: http://www.letsgoistanbul.com/basilica.htm
    The Galatasaray Hamam: http://www.hammamguide.com/?p=37#more-37

     

  • Üsküdar   ( 4 Öğeler )
  • Haydarpaşa Garı   ( 7 Öğeler )

     

    Haydarpaşa'yı yazmak bir acele, bir telaş, biraz da hüzün taşıyor. Haydarpaşa'nın ne olacağı henüz belli değil. Rivayet çok ama kesin olan şudur ki, ‎103 yıl sonra....01 Şubat 2012 günü saat 23.30’da gardan son tren kalktı.

    Tren, Gar dendiğinde ve bunun adı bir de Haydarpaşa olunca, akla ne çok anlatacak şey geliyor. Bu ikinci dönem istanbuluyaziyorum'larda öykü yazar olduk çoğunlukla. Hatırlatmak istiyorum tekrar...isterseniz öykü yazın ama isterseniz bir anı yazısı, bir kişisel anı yazısı, tarihi bir yazı ya da bir gezi yazısı da yazabilirsiniz. Hatta isterseniz 2 yazı gönderin...biri de öykü diğeri de başka olsun. Kolay geleni değil, zor yazacağınızı seçin, kendi sınırlarınızı zorlayın... Haydarpaşa kendini o kadar çok farklı konuya açıyor ki...hepimize çok keyifli bir çalışma diliyorum.

    KATILIM BİLGİLERİ

    Bu bir Yazı Çalışmasıdır. Çalışmalar ücretli olacaktır.Kişi başına 50TL’yi o gün gelmeden önce aşağıdaki banka hesabına yatırmanızı rica ediyorum. Bu ücret sizin yazınız hakkında alacağınız yorumları, yönlendirmeleri ve desteği bir anlamda da eğitimi kapsıyor. Herkesin yazısına yorum yazacağım, düzeltmelerde yardımcı olacağım ve yol göstereceğim. O gün içecekleriniz ve yiyecekleriniz tamamen size ait olacaktır. Sadece yazı çalışmasına katılacak kişilerin gelmesini rica ediyorum. Yazmayacak olup, sadece gezmek için gelmemenizi rica ediyorum. Ayrıca o gün çalışmaya katılmamış, ödeme yapmamış olan kişilerin yazılarını burada yayınlamam, aksini yapmış olanlara haksızlık olacaktır. Bu konuda sizin de hasasiyetinizi rica ediyorum. Teşekkür ederim

    27 Mart Salı 2012'de buluşuyoruz.

    Saat 10’da Haydarpaşa Garı'nın önünde buluşuyoruz

    Önce lokantada oturup yazacaklarımızı konuşuyoruz
    Sonra Tren'e biniyoruz...gidiyor ve sonra gar'a dönüyoruz.
    Lokantada oturup yemek yiyoruz ...yazacaklarımızı konuşuyoruz.Fikirlerimizi paylaşıyoruz. Genel olarak yazılara yön vermek adına konuşuluyor. 
    Sonra herkes evine dönüyor ve yazılarını tamamlıyor.

    Süreyi bilmiyorum...bilmek istemiyorum. Sadece gidelim, havasını soluyalım diyorum.. zaman bizi yönlendirsin bu sefer.

    Yazıların tamamlanması, düzeltilip yeniden yazılması ve son haline gelmesi için 2 ay süreniz olacaktır. İlk taslaklar en geç 27 Nisan Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine gönderilmeli veya www.yazarlikkursu.com sitesindeki foruma eklenmelidir.

    Banka Bilgisi:

    Hamra Yeşim Cimcoz
    T.GARANTİ BANKASI A.S. MODA ŞUBESİ
    IBAN: TR96 0006 2000 7080 0006 6059 06
    Gitmeden önce bakabileceğiniz bilgiler ve bağlantılar:

    Çok kısa bir belgeselimsi film
    Almanca bilen dostlara bir belgesel..Tren'le Türkiye. Bizlere de izlemek, resimlere bakmak kalıyor :)

    Nereye bu gece vakti?
    Güzel tren, garip tren?
    Düdüğün pek acı geldi,
    Hatıra neler getiren.
    Çokmudur mendil sallamam;
    Her yolcu az çok aşinam,
    Haydi, yolun açık olsun;
    Geçtiğin köprüler sağlam,
    Tüneller aydınlık olsun.

    Cahit Sıtkı Taranca

     


     

     

  • Diller   ( 4 Öğeler )
    Yerelleştirme ve diller konusunda sorular
  • Çengelköy   ( 20 Öğeler )
  • Eyüp   ( 12 Öğeler )
  • Cihangir   ( 1 Makale )
  • Galata - English   ( 1 Makale )
  • Day Three 14th May Monday   ( 1 Makale )

    Click here to read an overview of our Third Day

    09:00 – 10:00  Breakfast at the residence and workshop 
    10:00 – 10:45 Tram to Karaköy and commuter boat to Kadıköy on Asian Side
    10:45 – 12:00 Walk around Kadıköy
    12:30 – 13:30 Lunch at Ciya in Kadıköy, relaxing, writing, coffee...
    14:20 – 15:05 Boat to the Burgaz Island
    15:05 – 15:30 Horse drawn carriage to the top of the Island
    15:30 – 16:00 Tea and writing at the Kalpazankaya restaurant.
    17:35 – 18:55 Back to residence by boat

    Evening is free. Some tips and guidance will be given to anyone who wants to go out on their own.

    LINKS:
    Kadıköy: http://www.greatistanbul.com/kadikoy.htm
    Princess Islands: http://www.greatistanbul.com/islands.htm
    Çiya Restaurant: http://www.ciya.com.tr/index_en.php?history

  • Eyüp   ( 5 Öğeler )
  • Galata   ( 16 Öğeler )
  • Sultanahmet   ( 1 Makale )
  • Cengelkoy - English   ( 1 Makale )
  • Day Four 15th May Tuesday   ( 1 Makale )

    09:00 – 10:00  Breakfast at the residence and workshop
    10:15 – 13:30  Visit the Grand Bazaar and begin our walk with a cup of Turkish coffee
    13:30 – 14:30  Meet for Lunch at a restaurant in the Bazaar
    14:45 – 15:30  Back to residence
    15:30 – 18:30  A final workshop and time to share the past 4 days. Reading from one or two volunteers. Possible visit from another Turkish writer. 
    19:30 – 21:00  End of the Workshop Dinner 

    LINKS:
    The Grand Bazaar: http://www.grandbazaaristanbul.org/Grand_Bazaar_Istanbul.html
    A personal experience at the Grand Bazaar:  http://danislogbookdestinationistanbulbeyond.blogspot.com/2012/01/grand-covered-bazaar-nuruosmaniye.html

    This is a blog I suggest you fiddle around and read some of it. It is very interesting...

  • Laleli   ( 5 Öğeler )
  • Sultanahmet   ( 13 Öğeler )
  • The Instructors   ( 3 Öğeler )
  • Sulukule   ( 1 Makale )
  • Bir Parkın Hikayesi   ( 4 Öğeler )
  • All the Extras...   ( 8 Öğeler )
  • Anadolu Kavağı   ( 15 Öğeler )
  • Adalar - Burgazada   ( 14 Öğeler )
  • Beyoğlu - İstiklal Caddesi   ( 13 Öğeler )
  • Erenköy - Kazım Karabekir Müzesi   ( 13 Öğeler )
  • Ortaköy   ( 18 Öğeler )
  • Nişantaşı   ( 12 Öğeler )
  • İzler   ( 26 Öğeler )
  • Balat   ( 15 Öğeler )
  • Istinye Park AVM   ( 11 Öğeler )
  • Pera Palas   ( 10 Öğeler )
  • Kapalı Çarşı   ( 15 Öğeler )

Son Ekleneler...