Atölye Çalışması

Yöneten:
Beliz Kudat
Yeşim Cimcoz

Buluşma Tarihleri:
Ekim 2016 itibariyle her ayın son Cuma günü

Buluşma Saati:
10:00 - 16:00

Buluşma Yeri:
Her ay belirlenen bir mekanda, sonra İstanbul sokaklarında, insanlarında, ruhunda.

devamı...

Eskiyi Arayanlar İçin

Eski İstanbulu Yazıyorum çalışmalarının gittiğine üzülenler, keşke eskisi gibi kalsaydı diyenler, sadece amatör kalmayı isteyen, sadece içinden geldiği gibi yazmak isteyenler... sizi unutmadık! Biz ayrıca hala yılda en az iki defa İstanbul'un bir semtine gideceğiz. Hatta bazılarınızın çok istediği gibi bir hafta sonu gezisi bile düşünüyoruz. Bu gezilerimiz tam eski İstanbul'u Yazıyorum tadında olacak. Tek şartımız yazmanız. Katılım yine ücretsiz olacak, yeme içme sizden olacak. Yazılarınız yine yayınlanacak, yine beraber yazıp okuyacağız. Sadece yılda iki defa olacak. :) Buradan tarihler hakkında duyuruları takip etmeyi ihmal etmeyin.

Anasayfa 2010-2016 Dönemleri Ayasofya

Efsane Nedir:

Bir hayal ürünüdür ve içinde doğal bir fenomeni, ya da bir kültürde oluşan bazı olguları açıklar. Efsanelerde doğa üstü olaylar ve doğa üstü varlıklar mevcuttur. Efsanelerde kahramanlar olabilir, tanrılar olabilir veya doğa üstü yetenekleri olan insanlar olabilir. Efsaneler doğada oluşan birşeye açıklama getirebilir.Şimdi birlikte bir efsaneye bakalım.

Toprak Ana ve Oğlu

Uzun yıllar önce, Toprak Ana tek başına yaşarken yalnızdı. O kadar yalnızdı ki kendine bir aile kurmaya karar verdi. Bir buz tabakasının altında uykuya daldı ve uyandığında güzeller güzeli bir erkek çocuğunun annesi olduğunu fark etti.

Tüm küçük çocuklar gibi bu küçük oğlan başta ele avuca sığıyordu. Uzun süreler uyur, nadiren yerdi ve Toprak Ana onu sırtında çimlerden ve çubuklardan ördüğü bir askıda taşırdı.

Bebek yorulduğunda Toprak Ana ona şarkı söylerdi. "Ah benim miniğim, küçük bebeğim, yıldızlar senin dayıların ve teyzelerin. Onlar seni gözler ve sana tatlı rüyalar gönderirler. Rüyalar şeker kamışları gibi, arılardan bal gibi tatlıdır” derdi ve oğlan sorunsuz uyurdu.

Ancak oğlan büyüdükçe ve ayaklandıkça zaman zaman başını belaya sokardı. Bazı şeyleri fırlatır, su birikintilerinde sıçrardı. Herşeyi ağızına sokar ve sonra da her yere tükürürdü. Sonra güler güler kendini ve muzurluğunu çok komik bulurdu.

Annesi ona dünyanın tüm dillerinde kızardı. “küçük oğlum, kleine mann, toto, mi nino, napıyorsun?”

Çoğu çocuk gibi o da genelde üzgün olurdu ve iyi olmaya çabalardı. Ancak zaman zaman içindeki muzurluk taşar, ellerine ayaklarına ağızına akardı o o yine herşeyi bozmuş olurdu. O yüzdendir ki Toprak Ana ona El Nino adını koymuştur. El Nino küçük çocuk demektir. El nino dört ila 10 yılda bir kış aylarında gelir. Sert rüzgarların estiği aylarda gelir. Pasifik Okyanusundaki sıcak suları sıkıştırır ve sıcak buhar oluşur. Rüzgarlar durulduğunda da başka yerde yıkıma gider.

Bu hikaye ile El Nino efsaneleştirilmiştir.İnsanoğlu ay, güneş, yıldızlar ve gökkuşakları gibi doğal olaylara bilimsel açıklama getirmeden önce onları açıklamak için efsaneler yazmıştır. Hikayeleri ile bu olayları anlamlaştırmaya çalışmışlardır.

Önce AyaSofya’ya ilişkin bir bilgiyi seçin. Facebook sayfamızda verdiğimiz bağlantıları izleyerek gerçekten ilginizi çeken bir konu seçin. Mesela bu konu ‘yer altı suları’ olabilir, ‘terleyen taş’ ki bazen ona ‘ağlayan taş’ deniyor..olabilir. Kubbedeki melek tasvirleri olabilir. Önemli olan sizin için ilginç olmasıdır.
Linkler:

http://www.fwmail.net/tarih/ayasofyanin-gizemleri/
http://www.ayasofya.org/
http://insanveevren.wordpress.com/2011/05/01/gizemleri-ve-efsaneleriyle-ayasofya/
Mimarisi: http://odogan.com/havadan-sudan/ayasofya-tarihi-ayasofya-mimari-ozellikleri.html
http://www.3dmekanlar.com/tr/ayasofya.html

Onu inceleyin. Bir konuda yazmak zor geliyorsa, bir ihtimal o konu ile ilgili yeterince bilgiye sahip değilizdir. Bu yüzden konunuzu irdeleyin. Mesela ben ‘ağlayan taşı’ seçtiysem onu irdelerim. Bunu yapmak için, internette daha fazla bilgi toplarım, saatimi 6 dakikaya kurup o süre boyunca aklıma gelen herşeyi kağıda anlatırım. Sonra o yazdıklarımı inceler içinde bir yön yaratmaya çalışırım. Eski efsaneleri doğayı ve çevreyi iyi bilen şairler ve masalcılar yazmıştır.

Gerçekleri kaydedin. Okuduğunuz, izlediğini herşey üzerine de notlar tutun. Sonra Ayasofya’ya gittiğinizde bu notlarınıza kokuları, görselleri, tatları ve sesleri ekleyin. Resim çekin, çizin.

Kelimelerle anlatın
Kümeleme ve beyin haritaları çalışmaları ile zihninizde oluşan kelimeleri, görüntüleri içinizde yaşadığınız hisleri kaydedin. Mesela ağlayan taş dediğimde zihnimde çocukken Ankara’da bir radyo vardı o canlandı. O radyo’nun içinde konuşan birileri olduğuna inanırdım. Belki ağlayan taşın içinde aslında oradan kurtulmayı bekleyen bir ruh yaşıyordur...gelenlere ağlıyor kurtulmak istiyordur. Ama gelen herkes ise kendi derdini oraya aktarıyordur.

Şimdi kendinize...Ya...olsaydı? diye sorun.
Zihninizde oluşmaya başlayan o görüntüyü takip edin. Sizi biryerlere götürmesine izin verin. Peki...böyle birşey olsaydı o anda ne olurdu? Diye kendinize sorular sorun. Ve o ‘ya olsaydı’ düşüncesinden ya seçtiğiniz nesne veya fenomen için yeni bir efsane yaratın ya da bugüne bağlayıp bugün yaşanan bir olayı o efsaneye bağlayarak anlatın. Burada ‘uçuk’ olma hakkınızı kullanın.

Ağlayan Taş örneğinden yola çıkalım. Ya aslında yıllar önce ceza olarak o yeraltı su kanallarına hapsedilmiş bir kadın vardıysa. Bu kadın aslında büyücü olduğu için oraya hapsedilmişse ve hiç oradan çıkamamış, orada ölmüş ve asırlardır ağlayarak çıkmaya çalışıyorsa. Buradan yola çıkarak çok şey yazabilirim.

Burada önemli olan sizin ‘iyi’ yazmanız, ‘doğru’ yazmanız değildir. Burada önemli olan, efsanenin keyfini çıkartmanız, İstanbul’a ve o mekana ait kokuları, dokuları, sesleri yaşamanın ötesine gidip onları yazınızda yaşatmanız, ziyaret ettiğiniz bu yerde size ait bir hikaye yaratmanızdır. Yazıya ve kendinize güvenmelisiniz. Unutmayın ki bizler ‘doğru’ ve ‘yanlış’ olarak gördüklerimizle kendi yaratıcılığımızı kısıyoruz.

Geçtiğimiz bir buçuk senede çok yazı çıktı sizlerden. Yazarak akışınızı arttırdınız, rahat yazıyorsunuz, kaygısız yazabiliyorsunuz. Şimdi kaygı olmadan, daha ‘profesyonel’, bir kaç ‘edit’ aşamasından geçmiş, düzeltmelerle geliştirilmiş ve bir odak noktası olan yazılar çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yolculuğumuz ziyaret edeceğimiz mekandan önce başladı...o mekanda pekişiyor...ve sonrasında iyice pişiyor. Sizler için açacağım bir forum sayfasında yazılarınızı birbirinizle paylaşabileceksiniz. Bu şifreli bir sayfa olacak ve sadece katılımcılar birbirleri ile yazışabilecekler. Birbirimize destek olacak, yazıların düzeltilmesinde hep birlikte çalışacağız. Son ürünleri de www.istanbuluyaziyorum.com sayfasına koyacağız.

KATILIM BİLGİLERİ
Bu bir Yazı Çalışmasıdır. Çalışmalar ücretli olacaktır. Kişi başına 50TL’yi o gün gelmeden önce aşağıdaki banka hesabına yatırmanızı rica ediyorum. Bu ücret sizin yazınız hakkında alacağınız yorumları, yönlendirmeleri ve desteği bir anlamda da eğitimi kapsıyor. Herkesin yazısına yorum yazacağım, düzeltmelerde yardımcı olacağım ve yol göstereceğim. O gün gezerken içecekleriniz ve yiyecekleriniz tamamen size ait olacaktır. Sadece yazı çalışmasına katılacak kişilerin gelmesini rica ediyorum. Yazmayacak olup, sadece gezmek için gelmemenizi rica ediyorum.

1 Kasım Salı 2011'de buluşuyoruz.

Saat 10’da Ayasofya’ya önünde buluşuyoruz.
10:30 – 11:30 arası Ayasofya’yı geziyoruz.
11:30 – 12:30 arası toplanıp notlarımızı karşılaştırıyor, sohbet ediyor, düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Çay kahve içmek, birşeyler yemek isteyenler bu aşamada yiyebilirler.
12:30 – 13:30 yazıyoruz. Burada ve bu aşamada ne yazdığınızdan ziyade yazmaya başlamanız önemli. Herkes yazıyor.
13:30 – 14:30 yazdıklarımızı paylaşıyoruz ve birbirimizden yazının gelişmesi ve gidişatı üzerine fikir alıyoruz. Sonra herkes evine dönüyor ve yazılarını tamamlıyor.

Yazıların tamamlanması, düzeltilip yeniden yazılması ve son haline gelmesi için 2 ay süreniz olacaktır.

Banka Bilgisi:

Hamra Yeşim Cimcoz
T.GARANTİ BANKASI A.S. MODA ŞUBESİ
IBAN: TR96 0006 2000 7080 0006 6059 06

 

Başlık Süzgeci     # Görüntüle 
# Öğe Başlığı İzlenimler
1 Tılsımlı Adam 1574
2 Kandil Yakan 1955
3 Gerçeğin Peşinde 1654
4 Ağlayan Sütun 2533
5 Sofia'nın Gizemi 1681
6 Davut'un Günlüğü 1934
7 Ayasofya'da Bir Gece 1735
8 Delinin Velisi - Füsun Çetinel 1862
 

Son Ekleneler...